
Ahh ahh. bu da deli gibi özlediğim filmler arasında. bir ara bayaa aramıştım bu filmi ama bulamamıştım. Bulup da bana ödünç verenin kırk yıl kölesi olurum. küçükken karar veremezdim hangisine daha hastayım diye. Bunların elektrik telleriyle hapistan kaçma sahnesi vardı, hiç unutamam onu. Repliği de veriyim:
cash: you don't know anything about electricity, do you?
tango: no.
cash: as long as you're only touching one wire and you're not touching the ground, you don't get electrocuted.
[thinks about it for a moment]
cash: um, right?
tango: i don't know.
cash: i don't either.
heh heh:) Bir de farklı bir sahneden bu vardı
cash:bir iyi bir de kötü haberim var.. önce hangisi?
tango:önce kötü olani söyle..
cash: benzinimiz bitmek üzere..
tango:lanet olsun! iyi haber ne peki?
cash:benzinimiz daha bitmedi..
Bir de Sinek vardı. Süper rahatsız bir filmdi. Onunda hasretiyle yanıyorum uzun süredir. Kölelik 80 yıl etti.
Bir de Kurt Russel'ın adada geçen bir filmi vardı. Korsandı galiba adam. Tek gözünde bandı vardı. Filmin adını hatırlayamıyorum bir türlü. Onun da hastasıydım. Etti 120.
Eğer şanslıysam 143 yaşında özgür olabilirim.








