
Eğer bugünkü gibi güneşli ama serin günlerde yapacak işiniz gücünüz yoksa battaniyenin içine kıvrılıp kitap okumak ne güzeldir. Bir de böyle günlerde kocaman sırt çantasını yükleyip yollara çıkmak da ne güzeldir. İşte bu iki ruh haline de süper yakışan bir grup var. Calexico. Dün Martin'den aldığım son albümü "Carried To Dust" saatlerce fon müzik olarak evde yankılanmakta. Dinledikçe daha çok içine giriyorsunuz. Özellikle 15 şarkılık albümün 2. şarkısı "Two Silver Trees" bağımlılık yaratıyor.

Adını California'nın güneyinde Meksika sınırında bir kasabadan alan Calexico yaptıkları müzikte de gerçekten bol bol Meksika esintisi kullanıyor. Müzik tarzı sebebiyle ilk izlenim olarak bu dev grubu Amerikalı güzide müzisyenler zannediyorsunuz ama durum daha farklı. Calexico; 2 Alman, 2 Hollandalı, 1 Meksikalı, 1 Kanadalı ve 1 Amerikalı toplam 7 değişik adamdan oluşuyor. Bu yönüyle de ilgi çekici. Müziklerindeki " we are the world" sempatisi ve barış duygusu da herhalde birbiriyle süper anlaşan yabancılar olmalarından geliyor. Grubun şu ana kadar çıkardıkları 9 albümü var. Başlangıç için "Feast of Wire" ve yukarıda bahsi geçen "Carried to Dust" tercih edilebilir.
Bu iki huzurlu eleman da grubun kurucuları.Joey Burns (gitar, bass, çello, keys, akordeon) ve John Convertino (bateri, vibe, akordeon, marimba, piano). En az kurucuları kadar çok müzik aleti çalan diğer 5 kişi de gruba 2001 yılında katılmışlar.
Böyle işte. Dinleyin.Huzurlu bir akşamüstünü ya da buralardan gitmeyi hayal edin.
*Bu post sevgili Calexico hayranı Hande Akmehmetoğlu'na ithaf edilmiştir.

No comments:
Post a Comment